Analiz Raporları

Balı neden tüketmeliyiz.

 

Günlük besin ve enerji ihtiyacımız, özellikle günümüzün zor kent yaşamında giderek artmaktadır. Öte yandan sağlıklı ve doğru beslenme, sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazları arasında yer almaktadır. Bal, hem besin değeri, hem insan sağlığına katkıları bakımından, doğal gıdaların baş tacıdır, benzersizdir. Her gün yeterli miktarda bal tüketmek sağlıklı ve doğru beslenmenin ön koşulu, günlük enerji ve vitamin ihtiyacımızı doğal biçimde karşılamanın en iyi yollarından birisidir.

 

Balın gerçek bal olup olmadığı nasıl anlaşılır?

 

Balın doğal olup olmadığı tadından, renginden, akışkanlığından anlamak imkânsızdır. Bunun için donanımlı bir laboratuvarda tüm analizlerinin yapılması gerekir. Tüm analizlerin yapılabildiği teknik donanımı yeterli laboratuvarlarda gerçek olduğu anlaşılabilmektedir.

 

Analizlerimiz Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Gıda Analizleri Uygulama ve Araştırma Merkezinde yapılmaktadır. Alanlarında uzman, değerli öğretim üyelerine sahip olan Merkez, bal analizleri konusunda da uzmanlaşmıştır.

 

Balın Kristalize Olması

 

Bazı tanım ve hükümleri "Bal standardı" bölümünde verilen 2000/39 sayılı "Bal Tebliği"nde kristalize bal "kristalizasyon metotlarının herhangi birine tabi tutularak veya balın kristalleşmesi için herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın tamamen veya kısmen şekerleşmiş, krema ve fondan kıvamdaki bal" şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü gibi balın şekerlenmesi bozulma olmayıp balın elde edildiği bitkisel kaynağa göre oluşabilen doğal bir olaydır. Ancak tüketicilerin çoğu kristalize olan balı bilgisizlik sonucu hileli bal olarak düşünürler. Bu yanılgı, ülkemizde özellikle süzme bal pazarlamasında sıkıntılara yol açmaktadır. Gerçek olan, pek çok doğal ve kaliteli balın çok çabuk hatta süzme aşamasından hemen sonra bile şekerlenmeye başlayabileceğidir.

 

Balın şekerlenip şekerlenmemesi üzerine; balın su, glikoz ve früktoz oranları, balın depolanma sıcaklığı, depolama sıcaklığının dalgalanması ve balda bulunan polen gibi katı partiküllerin miktarı etkili olmaktadır. Balın früktoz oranı düşerken glikoz oranının artması şekerlenmeyi destekler. Ancak, son yapılan çalışmalarda balın şekerlenme eğiliminin belirlenmesinde daha çok glikoz/su oranı üzerinde durulmaktadır. Buna göre, glikoz/su oranı 1.7'den daha düşük balların şekerlenmediği, bu oranın 2.1'den daha yüksek olan balların ise kısa sürede şekerlendiği bildirilmektedir.

 

Özellikle tüketicilerin bilgilendirilmesi yönünden tekrar etmek gerekirse, balın şekerlenmesi tamamen doğal bir olaydır ve balın kalitesini etkilemez. Batı ülkelerinde kristalize olmuş hatta özel yöntemlerle kristalleştirilip krem haline getirilmiş ballar zevkle tüketilirken ülkemizde bu tür ballara şüphe ile bakılması büyük bir yanılgı olup doğal ve kaliteli bala yapılabilecek en büyük haksızlıktır.

Balın kristalleşmesini önlemek için bazı yöntemler önerilse de çoğu ya yasal değildir ya da pratik uygulamadan uzaktır. Tüketiciler, istediklerinde kristalize olan balı sıvı hale getirmek için bal kabını, ılık su içinde tutabilirler.

 

Ayçiçeği, yonca, kavun, karahindiba, pamuk balları çok çabuk şekerlenirken akasya, hardal, orman gülü ve salgı balları geç şekerlenir. Adaçayı balı yıllarca şekerlenmeden kalabilir.

 

Bal analizleri nelerdir?

 

Kaliteli, yenebilir, sağlıklı ve doğal bal sofralarınıza ulaşana kadar birçok ayrı analizden geçmektedir. Her tenekeden tek tek numune alınarak yapılan balda ticari glikoz olup olmadığı kontrol edilir, ardından balın cinsinin, balın su içeriğinin belirlendiği analizler yapılmaktadır. Prolin, Fruktoz, Glikoz, Sakkaroz gibi analizlerle balda olması gereken doğal şeker miktarları kontrol edilmektedir. Bahse konu analizlerle bala dışarıdan müdahale olup olmadığı anlaşılmaktadır. Polen analizi ile arının hangi bitkiden polen topladığı belirlenip balın cinsi polen miktarına göre belirlenmektedir. Ayrıca, Bala yol kenarındaki asfalttan, egzoz gazından ya da tenekeden zararlı metallerin bulaşıp bulaşmadığı Bakır, Kurşun, Çinko, Kadmiyum gibi yarı ağır metaller de analizlerle tespit edilmektedir.

 

Bu analizlerin sonucunda uygun görülmeyen ballar ne oluyor?

 

Uygun görülmeyen ballar üreticisine iade edilmektedir.

 

Balı nasıl saklamalıyız?

 

Bal oda sıcaklığında saklanmalıdır (20-25°C). Buzdolabında saklandığı takdirde kristalizasyon sürecini hızlandırmış oluruz. Bal, ayrıca güneş ışığından ve ısıdan da korunmalıdır.

 

Yaz aylarında bal tüketmenin zararı var mıdır?

 

Tüketilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Bal hasta olmamak için sadece kış aylarında tüketilecek bir besin maddesi değildir. Tüm aylarda sağlıklı olmak için tüketmemiz gereken arıların bize armağanıdır.

 

Aşağıdaki linkten sorguladığınız analiz raporu, ballarımızın, GERÇEK BAL olduğunu göstermektedir.

 

Sağlıklı ve doğal olan balımızı güvenle tüketebilirsiniz.

 

 

ANALİZ RAPORLARI AŞAĞIDA YER ALMAKTADIR.

 

Artvin Premium Kestane Balı

Premium Hayıt Balı

Artvin Çiçek Balı

Lavanta Balı

Gül Balı